Tüm gizemiyle her zaman büyüleyici olmuş ve insanoğlunun merakını cezp etmiş olan uzaya ilişkin araştırmaları kapsamında NASA tarafından sürekli farklı araçlar, uzayın karanlıklarındaki gizemi ortadan kaldırmak üzere gönderiliyor. Bunlardan birisi de tam 15 yıldır Mars yüzeyinde keşif faaliyeti gerçekleştiren ‘gezgin’ uzay aracıydı. Mars’a dair günümüzde elde edilen verilerin önemli bir kısmının kaynağı olan gezgin Nasa uzay aracı Opportunity’den kötü haber geldi. Resmi olarak yapılan açıklamaya göre 15 yıldır Mars’tan bilgi almamızı sağlayan gezgin uzay aracıyla bir süredir kesilmiş olunan iletişim için tüm yolların denenmesine rağmen bir türlü iletişim sağlanamadığı belirtiliyor.

 

Kum Fırtınasından Sonra İletişim Kesildi

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklama ile Mars’ta keşif çalışmaları yürüten gezgin uzay aracının 2018’ in Haziran ayında meydana gelen kum fırtınasından sonra dünya ile tüm iletişim kesildi. Daha sonrasındaki süreçte pek çok farklı iletişim yöntemleri denenmiş olmasına rağmen Nasa uzay aracı Opportunity ile tekrar bağlantı kurulamadı. Mümkün olan tüm iletişim kanallarının denenmesine rağmen, herhangi bir iletişim imkanı sağlanamadığından uzay aracının görevinin aktif olarak sonlandırıldığı yapılan açıklamada belirtiliyor. Böylelikle gezgin Mars keşif aracının tüm misyonunu doldurduğu resmi olarak kabul edildi.

Açıklamanın devamında California, ABD’ de bulunan Jet İtki Laboratuvarı mühendisleri tarafından son olarak 10 Haziran 2018 tarihinde dünya ile bağlantı kurmuş olan Nasa uzay aracı Opportunity isimli uzay aracının yeniden harekete geçirilebilmesi amacı ile gerçekleştirilen tüm denemelerin sonuçsuz kaldığı belirtiliyor. Bu neden ile de Mars’taki güneş enerjisiyle çalışan keşif uzay aracının yaşanan kum fırtınasına bağlı olarak güneş alacak panellerinin kum altında kaldığı tahmin edildiği belirtiliyor.

İkiz Araç 2009’da Misyonunu Tamamlamıştı

NASA’nın ‘Mars Exploration Rover-B’ ve ‘Mer-B’ şeklinde resmi olarak isimlendirilen Oppurtunity uzay aracı, Mars keşif programı dahilinde 7 temmuz 2003 tarihinde uzaya fırlatılmıştı. Uzun yolculuğunun ardından 25 ocak 2004 tarihinde Mars’ın ‘Meridiani Planum’ isimli platosuna başarıyla iniş gerçekleştirmişti. Aynı dönemde NASA tarafından Mars’a gönderilen ‘Mer-A’ isimli uzay keşif aracı Spirit ise kızıl gezegenin diğer ucuna inmişti. Ancak onun serüveni 2009’a kadar sürmüştü. 2009 yılında yüzeyde bir noktaya sıkıştıktan tam bir yıl sonra dünya ile irtibatı tamamen kesilmişti. Oppurtunity ise 2018’ in haziran ayında en son gönderdiği sinyale kadar tam 14 yıl 4 ay 16 gün boyunca Mars yüzeyinde keşif gerçekleştirmişti.

Aslında araç oldukça önemli bir başarı öyküsü oluşturmuştu. Çünkü ilk projede Nasa uzay aracı için 90 Mars günü kadar 1 kilometrelik bir mesafe öngörüyordu. Ancak keşif aracı bu sürenin 60 katı üzerine çıktığı gibi toplamda da 45 kilometrelik bir mesafe kat etmeyi başardı. Bu yönüyle de Mars çalışmaları ve araştırmaları açısından çok önemli veriler vermiştir.

Hayatımızın her alanında çözümler sağlayan önemli teknolojiye ve insanoğlunun gelişmişlik seviyesine rağmen halen o kadar çok doğru bildiğimiz yanlış bilgi bulunuyor ki, doğrusu öğrenildiğinde büyük bir şaşkınlık etkisi yaratıyor. İşte kelebeklerin bir gün hayatta kaldığı bilgisi de bunlardan birisidir. Pek çok insanın sadece 1 gün ömürlerinin olduğu düşüncesiyle büyük bir acımayla yaklaştığı ve böylesine bir güzelliğin sadece sınırlı bir yaşamının olduğu algısı kelebeklerin hayatımızdaki yerini daha özel yapmıştır.

Türlerine Göre Yaşam Süreleri

Kelebekler çok geniş bir familyaya sahiptir. Farklı coğrafik özelliklere ve iklimsel koşullara göre doğada bulunan farklı kelebek türleri bulunuyor. Bu kelebeklerin bazıları birkaç ayı bulabilen ömre sahip olabildiği gibi bazıları birden fazla mevsimde hayatını sürdürebiliyor. Bazı kelebek türleri, kış aylarında kış uykusuna yatarak, gelecek mevsimde daha sıcak mevsimlerin olduğu bölgelere göç dahi edebiliyor. Yani kelebekler muhteşem görüntüleri kadar bu kadar naif vücut özellikleri ile çok ciddi zorluklara karşı dayanıklılık gösterebiliyor.

Temel olarak yetişkin kelebeklerin ömrü, türüne göre değişkenlik gösterdiği gibi 1 hafta ile 1 yıl gibi bir ömre sahip olabiliyor. Hatta kelebekler için biçilmiş olunan bu yaşam sürelerinde kelebeklerin geçirdikleri yaşam döngülerinin ilk aşamaları dahil edilmemiştir. Yani kelebeklerin doğadaki ilk halleri olan yumurta ve daha sonrasındaki tırtıl ve koza dönemleri 1 hafta ile 1 yıl olarak belirlenen yaşam sürelerine dahil değildir. Bu sürelerde ilave edilir ise her kelebeğin yaşam ömrünün kimisinde haftalarca kimisinde ise aylarca daha uzun olduğunu söyleyebilmek mümkün olur. Yani her ne koşulda olursa olsun kelebeklerin yaratılışları gereğince ömürlerinin sadece 1 gün olduğu, sabah canlanıp, gün sonunda öldükleri gibi bir durum tamamen bilimsellikten uzaktır. Ayrıca kelebekler için böyle bir bilginin yayılmasında mayıs sinekleriyle karıştırılmalarının önemli bir etkisi bulunur.

İnsanın varlığı, tercihleri ve eylemleri ile kendisini yansıtmasında çok önemlidir. Günümüzde yapılan araştırmalara göre insanların sevdikleri renklerin, onların karakterlerini doğrudan yansıtan detaylar içeriyor. Yani kişinin yapacağı renk tercihleri onun ruhsal durumu ve karakteri ile ilgili olarak karşısındakine ve çevresine çok önemli bilgiler veriyor. Nasıl bir insan olduğunuzu, hayat görüşünüzü ve felsefenizi, sosyal ilişkilerinizi ve çevrenizi sevdiğiniz veya giydiğiniz renkler üzerinden karakter analizi yaparak tahayyül etmek mümkündür.

Karakterinizin baskın mı, çekin mi, umursamaz mı yoksa saldırgan mı olduğunu dışarıdan belirlemek, sevdiğiniz veya giydiğiniz renkler ile mümkündür. Yani hayatınızın her noktasında yapacağınız sevdiğiniz renklere ilişkin tercihler ile çevrenize karakterinize dair çok somut bilgiler verebilirsiniz. Hatta kadın ve erkekler arasındaki renk seçimleri de çok belirgin farklılıklar oluşturuyor. Örneğin; erkekler daha ağırlıklı olarak yeşil, deniz mavisi, koyu mor ve turuncu renk tonlarına beğeni gösterirken, kadınlar ise açık mavi, firuze yeşili ve pembe tonlarındaki açık/uçuk renklere beğeni gösteriyor.

Kişiliğinizi/karakterinizi yansıtan renklerin bazıları çok somut veriler verir. Örneğin siyah renk daha çok baskın karakteri yansıtırken, yeşil renk barışçıl ve sakin karakteri yansıtmaktadır. Mor renk daha çok naif ruha sahip olan ve dünyaya sanatsal bir bakış açısına sahip olan insanları yansıtmaktadır.  Karakterinde olgunluğa ulaşmış olan kişilerin rengi ise kahverengidir. Kararlı ve istikrarlı bir karaktere sahip olan kişinin en çok sevdiği ve giydiği renk her zaman kahverengi olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Kırmızı ise toplumda lider ruhlu bir karaktere sahip olan kişiler tarafından daha çok sevilir. Dikkatleri üzerine toplama konusunda bu renk tonu çok başarılı olduğundan bu karakter yapısıyla oldukça uyumludur. Beyaz ise dikkat çekicilikten uzak, daha sakin ve sadeliğe yakın karakterlerin en çok beğendiğini renklerden birisidir.

İnsan vücudu binlerce yıla uzanan bir geçmişte sürekli olarak günün teknik olanaklarına göre incelenen bir yapı. Bu uzun süreç içerisinde edinilen bilgiler, elbette çok geniş bir külliyat oluşturuyor. Ancak bu avantaja rağmen, halen yeni organlar, yeni fonksiyonlar ve organlarla ilgili bilgiler keşfedilmeye devam ediliyor. İnsan vücudu, öylesine eşsiz ve komplike bir yapı ki, bu yapıyı oluşturan organlar dahil her bir unsurun kendi karmaşık yapısı ve komplike insan vücudunu oluşturması durumu işleri daha da zor hale getiriyor. Organlarımız hakkında bilmediğimiz o kadar fazla ilginç bilgi var ki hangisinden başlayacağımız konusunda zorlanmakla birlikte, hepimizin sırları hakkında hep birçok şey duyduğumuz beyimle başlamayı uygun gördük.

1- Muhteşem Bir Organik Bilgisayar Beyin

Beynimiz 10 Watt değerinde bir ampulün harcadığı enerjiye eş değer bir enerjiyi sürekli tüketiyor. Uyku halinde olduğumuz sırada bu enerji tüketilmeye devam ediliyor. Aynı zamanda beyin, kanda bulunan oksijenin 5’ te birlik kısmını tek başına tüketiyor. Oksijensiz kaldığımızda beynimizin bundan nasıl etkileneceğine dair bir fikir verir sanırım. Beynimizin bilgi kapasitesinin ortalama 1000 Terabayt olduğu düşünülüyor. Neredeyse 1000 yıla uzanan ve hemen büyük kısmı kayıt altında olan, İngiliz tarihinin toplam 70 terabayt olduğu düşünüldüğünde, beyin kapasitemizin ne denli büyük olduğu daha net anlaşılır tahminen.

2- Vücudumuzun En Büyük Organı İnce Bağırsak

Genellikle en büyük organ denilince akla karaciğer veya kalp gelir. Ancak durum hiç de öyle düşünüldüğü gibi değil. Beş yaşını aşmış her insanda ortalama ince bağırsak uzunluğu 5 ile 6 metre arasındadır. Bu metraj, insan boyunun yaklaşık 4 katına denk geliyor. Bu uzunlukta olmasına rağmen ince bağırsak, son derece dengeli ve muhteşem bir planlama dahilinde, vücudumuzun çok küçük bir bölümüne sığmıştır.

3- Benzersiz Bir Yeniden Dönüştürme Tesisi Mide

Midemizde bulunan hidroklorik asit, sindirim sistemimizin en önemli bölümünde, en aktif görevlerden birini üstleniyor. Midemizin eritme potansiyeli öylesine yüksek ki, birçok metal midemizde eriyebilir. Örneğin bir jiletin midemizde erimesi mümkündür. Bununla birlikte metallerin ağır metal zehirlenmesine neden olduğu ve eriyerek hücresel boyutta emilimi yapıldığı unutulmamalı ve metallerin bir şekilde tüketilmemesine dikkat edilmelidir. Bu denli güçlü bir eritme kapasitesine sahip midenin iç çeperleri de bu durumdan etkilenir. Bu nedenle her 3-4 günde bir, mide çeperleri yenileriyle değişen eşsiz bir sisteme sahiptir. Bu değişim olmazsa, mide kendi kendisini eritebilir. Mide asidi gibi çok güçlü bir asidi vücudumuzun içerisinde sürekli olarak ağırlıyoruz. Buna karşın bu asit elimize doğrudan değdiğinde çok büyük hasarların oluşmasına neden olur. Böylesi bir mekanizmanın, akıllara durgunluk veren bir küçük detayın daha altını çizmiş olduk.

4- Dev Bir Pompa Vücudumuzda Sürekli Çalışıyor Kalp

Vücudumuzun hemen hemen ortasında, sanayi tipi bir pompa var. Bu pompa sıvıyı ( vücudumuzda kan ) 10 metre yüksekliğe kadar fırlatmaya muktedir güçte bir pompa. Yaşamımız boyunca kalbimiz, vücudumuzun her köşesine 1,5 milyon varil gibi devasa miktarda bir kan pompalar. Bu 12 Bin tankere eş değer bir rakamdır. Her gün 100 Bin civarında bir çarpma işlemi gerçekleştiren kalp, bu amaç doğrultusunda yaratılmış muhteşem bir kas sistemidir. Kalp ritmimiz, dinlediğimiz müziğin türüne göre çarpma eğilimindedir. Bir insan vücudunda 5.5 Litre kan olağan şekilde bulunur ve bu kan her dakikada vücudumuzu 3 defa turlar. İnsan vücudunda ki 75 trilyon hücreye kan pompalayan kalbimiz, bir tek Kornea’ ya kan göndermez. Kornea ihtiyacı olan oksijeni doğrudan havadan karşılar. Bir erkekte dakikada 70 kalp atışı, bir kadında ise 78 kalp atışı ortalama olarak normal değerdir.

5- En Merkezi Organımız Karaciğer

O kadar çok fonksiyonu bir araya gelen bir organdır ki, birçok organımızı da yardımcı organ olarak kullanır. Bugüne kadar üzerinde en çok araştırma yürütülen organ olması boşuna değildir. Hemen her araştırma da hakkında yeni bilgiler ve yeni işlevler tespit edilmeye devam ediliyor. Bu araştırmaların binlerce yıldır sürdüğü düşünüldüğünde, tam performansı hakkına merak sahibi olmamak mümkün değil. Bu güne kadar tespit edilmiş 500’ ün üzerinde fonksiyonu bulunuyor. Karaciğerimizin üstlendiği o kadar çok sayıda görev var ki anlatmak sayfalar sürer. Bununla birlikte karaciğerin, vücudumuzda en çok çalışan organ olduğunu bilmemiz ve o ne kadar sağlıksıya, insan vücudunun da o kadar sağlıklı olacağını bilmemiz önemlidir. Bu nedenle karaciğerimizin sağlıklı çalışmasına özen göstermemiz çok önemlidir. Aslında ne kadar sağlıklı organa sahipsek, o kadar sağlıklıyız.

Son birkaç gündür Dünyanın en büyük Sosyal Medya Platformlarından biri olan Instagram’ da ortaya çıkan, kaybolan takipçiler sorunu ile gündemi meşgul ediyor. Dünyanın en çok aktif kulanıcıya sahip Sosyal medya aracı olan Instagram, nedensiz ve aniden kaybolan takipçi sorununa kayıtsız değil. Önceki günden itibaren yaşanmaya başlanan bu sorunla ilgili olarak, resmi bir açıklamanın yapılması bekleniyordu. Dün resmi Twitter hesabı aracılığıyla bu açıklama yapıldı. Ancak olayın daha da gizemli ve merak edilen bir konu haline dönüşmesine neden oldu.

Önceki sabah saatlerinden itibaren, Instagram’ da milyonlar düzeyinde takipçisi olan Selena Gomez, Zach Clayton, Ariana Grande gibi isimlerin, takipçi sayılarında çok büyük düşüler yaşanmaya başladığı tespit edildi. Ardından bu durumu, birçok fenomen Instagram hesabında yaşandığı fark edildi. Bunun üzerine hemen tüm hesaplar da takipçi sayılarında ciddi düşüler yaşandığı ortaya çıktı.

Kaybolan takipçiler Nereye Gidiyor?

Yapılan resmi açıklama, takipçilerin nereye gittiği ile ilgili bir veri paylaşmıyor ve bu durum sürekli takipçi kaybeden Instagram hesap sahipleri tarafından merak ve endişeyle takip ediliyor. En önemli Instagram fenomenlerinden biri olan Youtuber James Charles, yaptığı paylaşımda bir anda yarım milyondan fazla takipçisinin yok olduğunu duyurdu.

Yakın bir geçmişte Instagram ile ilgili bir habere yer veren Fast Company, Instagram’ ın ilerleyen günlerde sahte takipçileri saptayarak temizlik yapacağı ile ilgili bir iddia paylaşmıştı. Ancak resmi açıklamanın çok sınırlı olması, henüz bu iddiayı destekleyen bir kanıt ortaya koymuyor. Ancak Instagram tarafından birkaç ay önce yayınlanan bir duyuruda, yeni bir algoritma ile yakın gelecekte sahte takipçi ve beğenilerin daha net belirleneceğinin altı çizilmişti.

Daha Fazla Kayıp Endişesi

Sorunun bir anda ortaya çıkması ve hakkında resmi olarak doyurucu bir açıklama yapılmaması, kaynağı hakkında büyük bir belirsizliğin oluşmasına neden oluyor. Böylesi yüksek bir aktif kullanıcıya sahip olan Instagram’ da, takipçi kaybolması sorunu büyük bir endişeye de neden oldu. Takipçi toplamak için uzun uğraşlar veren kişilerin yaşadığı kayıpların geri gelip gelmeyeceği ve daha da artma olasılığı nedeniyle, Instagram hesap sahipleri doyurucu bir açıklamayı dört gözle bekliyor.

Hayatımızı kolaylaştıran bir bağlantı türü olan Bluetooth, tıbbi cihazlar, bilimsel amaçlar ve endüstriyel amaçlar için ayrılmış frekans üzerinden, düşük güçte radyo frekansları üzerinden kurulan bir bağlantı türüdür. Garaj kapıları kumandaları, bebek kameraları gibi çeşitli amaçlarla kullanılan endüstriyel cihazlar için de aynı frekans aralığı kullanılır ve bu cihazlarla Bluetooth bağlantılarının birbirlerine parazit yapması engellenmelidir.

Bluetoth cihazların ortalama 10 metreye ulaşan menzil kapasitesinin bu değerde olması, aslında benzer frekanstaki bağlantılar açısından parazit oluşturmamasını sağlamak nedeniyle düşük tutulan sinyal değerlerine sahip olması nedeniyledir. Bluetooth 10 metrelik bir yarıçap içerisinde 8 cihaza kadar bağlantı kurulabilen bir şekilde tasarlanmıştır. Bu avantajı sürekli daha fazla ihtiyaç duyulan bir bağlantı türü olarak gelişmelere uyum sağlamasına da neden oluyor.

Bluetooth 5.1 ile Birçok şey Değişiyor

Bluetooth Special Interest Group yaptığı açıklamayla, yakın zamanda Bluetooth 5.1 güncellemesinde, birçok yeniliğinde olduğunu duyurdu. Bu yeniliklerin öne çıkanı artık bağlı cihazların konumlarının da net şekilde belirlenebilmesi. Bu devrim niteliğinde ki özelliğin, yaşamlarımıza katacağı değerler arasında öncelikle akla gelen örnek, sadece bluetooth kullanılarak kaybolmuş eşyaların net bir şekilde yerlerinin belirlenmesi geliyor. Her sabah işe giderken uzun uğraşlarla hangi cihazı nereye koyduğunuz aramak için harcanan vakitler, belli ki artık saniyeler içerisinde çözülen bir sorun olarak tarihe gömülecek.

Kapalı alanlar ve 10 metre kare bir bölgede, Bluetooth özelliğine sahip herhangi bir cihazın yeri net olarak belirlenebilecek.  Bluetooth’ un 8 cihaza kadar bağlantı yapabildiği de düşünülünce, kullanım alanının bir hayli geniş olacağını söylemek zor değil. Elbette diğer teknolojiler ve yazılım geliştirmeleriyle bu yeni özelliğin ulaşabileceği seviyeyi, şu andan tahmin edebilmek bile çok güç. Ancak görünen o ki, Bluetooth 5.1 güncellemesiyle birlikte, yeni ve farklı bir dünyanın kapılarını aralayacak.

Çeşitli yazılımlar ve uygulamalar yoluyla Bluetooth 5.1 henüz tam olarak tahmin edilemeyen bir boyut atlamasına sebep olacak özelliklere sahip bir güncelleme olacak. Akıllı cihazlar, tabletler, laptop ve masa üstü bilgisayarlar, akıllı yönetim bina sistemleri, otomobiller, bebek kameraları gibi akla ilk gelen pek çok farklı bağlantı alanı düşünülünce, bu teknolojinin, yaşam standartlarımıza katkısının oranını şimdiden kestirmek hayli güç.

Alexa kısa bir tanımlamayla, dünya genelinde siteler hakkında istatistik verileri toplayarak bu verilerin yayınlanmasını hedefleyen bir istatistik veri merkezidir. Web sitlerine belirli periyodlarla gönderilen botlar ve diğer yazılım teknolojiler aracılığıyla toplanan veriler, aynı zamanda sitelerin aldıkları hit oranlarına göre hem dünya çapında ve hem de ülke bazında sıralanmasını sağlar. Bu sırlama sürekli olarak güncel verilere dayanarak değişir.

Alexa Ne İşe Yarıyor?

Site istatistiklerini toplayarak yaptığı sırlamayla, bu alanda rakipsiz bir hizmet gerçekleştiren Alexa, özellikle reklam ticaretinin yönlendirilmesi ve sitelerin hit oranlarıyla ilgili verileri sunması nedeniyle önemli bir işleve sahiptir. Reklam ticaretlerinde sitelerin Alexa Rankleri, sitenin reklam kapasitesini belirleyen ana etkenlerden biridir. Web sitelerinin ikincil olsa da en önemli amaçlarından birinin reklam almak olduğu düşünülünce, Alexa çok önemli bir işleve sahiptir.

Aynı zamanda Alexa’ nın sunduğu istatistik bilgileri, sitelerin genel optimizasyon çalışmaları açısında detaylı bilgiler sunar. Ancak bu verilere detaylı şekilde ve ücretsiz ulaşabilmek, ancak dünya genelinde ilk 100 Bin site arasına girmenizle mümkün. İlk 100 bin site içerisinde değilseniz, tüm istatistik verilerinize, siteye kayıt olduktan sonra aylık veya yıllık belirli bir ücret ödeyerek ulaşabiliyorsunuz. Sıralama bilgisi ve sınırlı düzeyde istatistik verileri ise, tüm siteler için ücretsiz olarak sunuluyor.

Alexa Sıralaması Neden Önemli?

Sitenizin aldığı en güncel hit verilerine dayanarak oluşturulan bu sıralama, tüm optimizasyon çalışmalarınızı nasıl yönlendireceğinizi belirlemede çok önemli bir yardımcı faktör oluşturur. SEO çalışmalarınızın doğru veya yanlış gittiğine dair verileri en net anlayabileceğiniz sonuçlar, hit sonuçlarınızdır. Rakiplerinizle aranızda ki farkları sürekli takiple Alexa sayesinde kolayca anlayabilirsiniz. Bu sonuçlara göre SEO çalışmalarınızı hangi yöne doğru ilerletmeniz gerektiğini belirleyebilirsiniz. Bu anlamda en iyi kılavuzlardan biri Alexa rank sistemidir.

Diğer önemli etkisi ise sitenizin reklam kapasitesinin herkes tarafından ulaşılabilir olmasıdır. Ülke sıralamasında ilk 500, ilk 10 Bin gibi sıralamalara giren sitelerle, ilk 200 Bin arasında yer alan sitelerin reklam kapasiteleri arasında büyük bir fark bulunur. Elbette bu durum reklamlarınızın sunacağı avantajlar ve kalite oranlarına göre, ücretinin de artmasına neden olur.

Google Sadece Amerika Birleşik Devletleri içerisinde, çeşitli bölgelere 13 Milyar Dolar gibi devasa bir yatırım gerçekleştireceğini duyurdu. BU yatırımlar ülkenin 24 ayrı bölgesini kapsıyor. Google CEO’ su Sundar Pichai’ nin yaptığı açıklama da, Google tarafından yapılacak yatırım planı kamu oyuna aktarıldı. Önceki Clarksville’ de açılan yeni veri merkezi, ilerleyen dönemde yeni yatırımlar ve geliştirmelerin geleceğinin ilk sinyallerini oluşturmuştu.

2018 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ nde 10 Binden fazla kişinin istihdam edilmesini sağlayan Google, Bu sürecin oluşması sırasında 9 Milyar Dolar yatırım yaptı. Amerika Birleşik Devletleri’ nde her yıl genişleyen şirketin, yeni yetenekler bulmak ve her gün kullanılan hizmetlerin belirlenmesi ve geliştirilmesi adına yatırımlar oluşturmanın ana kuralı olarak genişlemeyi saptamış durumda.

google-2

Google’ ın Yeni Yatırım Planı

2019 yılı için yeni yatırım planlarını açıklayan Google CEO’ su Pichai, şirketin 14 eyaletde büyük genişlemeler oluşturacağı, Amerika’ da yeni veri merkezleri ve ofisler açılacağı ve bu yatırımların maliyet oranının 13 milyar Dolar düzeyinde olacağını duyurdu. Aynı zamanda Bu yatırımların Nebraska, Ohio, Oklahoma, Virginia, Nevada, Teksas, Güney Carolina bölgelerine yapılacağını aktardı.

Yeni veri merkezlerinin kurulmasına yönelik yatırımların, kullanıcılar ve müşteriler açısından hızlı ve güvenilir hizmet sunumlarının oluşması ve daha yeni hizmetlerin sunulmasını sağlayacağı düşünülüyor. Yanı sıra tüm bu hizmetlerin Google tarafından sunulma kapasitesinin de artması hedefleniyor.

Okumaya devam et

wp-seo-resmi

İnternet üzerinde var olmak, artık arama motorları üzerinde var olmak ve indekste olabildiğince yukarıda yer almakla eşdeğerdir. Arama motorlarının indekste öncelik verdiği siteleri, arama sonuçlarına göre belirlemek için kullandığı algoritma mevcuttur. Bu algoritma, zaman içerisinde milyonlar düzeyinde ki sitenin doğru bir şekilde indekslenebilmesi için geliştirilmiş ve oluşan her yeni soruna göre çözümler oluşturmuş işlevsel ve bir o kadar da profesyonel bir yapıya sahiptir. Tam bu noktada, bir sitenin arama motoru tarafından fark edilmesi ve alanında en üst sıralarda indekslenebilmesi için, bu algoritmaya göre optimize edilmesi zorunluluğunu ortaya çıkarır. Birçok teknik ayrıntıyı içeren ve sürekli takiple birlikte güncellemeye dayalı kuralları bulunan SEO veya arama motoru optimizasyonu, bir sitenin kullanıcılara ulaşabilmesi açısından son derece önemlidir. WordPress hazır bir blog scripti olarak, optimizasyonu çok yüksek bir yapıda kullanıcıya sunulur. Bu avantajı nedeniyle de, dünya üzerinde var olan site altyapılarının üçte birinden fazlasına sahip olmasına neden olur. WordPress SEO konusunda en güçlü altyapıya sahip scriptlerden biridir.

WordPress SEO Eklenti Destekleri

Her ne kadar optimizasyon açısından yüksek verimliliğe sahip bir site olsa da, farklı alanlarda kullanılması, bu scriptte çeşitli ayarların yapılmasını da zorunlu kılar. Elbette her yeni yapılan ayarla, optimizasyon da bozulmalara ve yapılan düzenlemelere uygun olarak yeni optimizasyonların yapılmasına ihtiyaç duyar. Ancak bu konuda da WordPress büyük bir avantaja sahiptir. Kullanım yoğunluğuna paralel olarak, sürekli ve yoğun bir eklenti desteği de bulunan WordPress’ te, hemen her sorun ve talep için çözüm oluşturacak birden fazla eklenti bulabilmek mümkündür. WordPress SEO çalışmaları için sayısız eklentiye sahip bir kaynağa sahiptir.

Okumaya devam et

Kişisel Blog Nedir?

 

İnternet kullanıcıları bazen deneyimlerini, duygu ve düşüncelerini hatta fikirlerini paylaşmak için blog açmak isterler. Bu bloglar belirli kalıplarda oluşturulabilir. Genel olarak Kişisel Blog olarak adlandırılan bu platformlarda başarılı olmak için dikkat edilmesi gereken bazı durumlar vardır. Öncelikle kişisel bloglara içerik yazarken nelere dikkat edimesi gerektiğiyle ilgili bilgilere geçmeden önce bu blogların hangi konular üzerine yazılması gerektiğine göz atacağız. Başlangıçta istediğiniz konuyla ilgili içerik üretebilirsiniz ancak bilgi sahibi olduğunuz konuyla ilgili içerikler üretmenin daha mantıklı olacağını unutmayın.

Okumaya devam et